Orucun farz , nafile ve mekruh cinsleri vardır . Şöyle ki ; farz olan oruç sadece Ramazan orucudur . Nafile oruca niyet edilirse o orucun tutulması zaruridir .
Şek günü Şaban ' ın otuzuncu günüdür . Bu günde nafile oruç istenirse tutulabilir . Havanın bulutlu olmasına göre bu gün tutulan oruç şayet Ramazan girmişse farz oruç sayılır .
Ramazan ve kurban bayramlarında oruç tutmak mekruhtur . Çünkü bu günde tutulan oruç tanrının sunduğu ziyafet günü olan bu günlerde bunlardan mahrum kalınmasına neden olur .
Ramazandan sonra tutulan kaza orucu yerine nafile oruç tutmak günah değildir .
Bir kadının kocasının ona yöneldiği zamanlarda oruç tutması doğru değildir . Kocası , oruçluysa veya umre gibi durumlar söz konusuysa o zaman kadının oruç tutmasında bir sakınca yoktur .
Bir çalışanın patronundan izinsiz olarak nafile oruç tutması şayet güçten düşürmezse o zaman günah değildir .
Adanan bir orucun tutulması zaruridir . Şek günü tutulacak bir oruçta " Ramazan orucuna yoksa iftar etmeye " diye niyet edilmez . Niyette tereddüt olmaz .
Ramazan ayı dışında kaza oruçları serbest günlerde kaza edilebilirler .
Zilhicce , Muharrem , Recep aylarında nafile oruç tutmakta bir sakınca yoktur .
Başlanan bir oruç , Nevruz gününe denk gelirse bunda bir sakınca yoktur .
İslam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İslam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2013 Pazartesi
9 Aralık 2012 Pazar
İSLAM ' DA SÖZLERİ KABUL EDİLEBİLECEKLER
İSLAM ' DA SÖZLERİ KABUL EDİLEBİLECEKLER
İslam ' da dinle ilgili işlerde fasık ya da gayr-i müslim birinin sözleri ciddiye alınmayabilir . Bir suyun temiz olduğunu salih biri haber verirse o suyla abdest alınabilir . Fakat o suyun kirli olduğunu söylerse o zaman teyemmüm yapılır . Fasık biri söylerse araştırılır , ağır basan görüşe göre hareket edilir .
Bir hayvanın boğazlandığını fasık biri haber verirse o zaman yine ağır basan görüşe göre hareket edilir .
Bir gayr-i müslimin ihtida ettiğini ( İslam ' a girdiğini ) bir müslüman haber verse o kişinin cenaze namazı kılınabilir .
Alım satım gibi işlerde gayr-i müslimlerin sözleri de kabul edilir . Bir gayr-i müslim bir eti bir mecusiden aldığını söylerse o etin yenilmemesi daha uygun olur .
Muamelat işlerinde gayr-i müslimlerin sözlerinin kabul edilmesi sosyal bir zarurettir .
İslam ' da dinle ilgili işlerde fasık ya da gayr-i müslim birinin sözleri ciddiye alınmayabilir . Bir suyun temiz olduğunu salih biri haber verirse o suyla abdest alınabilir . Fakat o suyun kirli olduğunu söylerse o zaman teyemmüm yapılır . Fasık biri söylerse araştırılır , ağır basan görüşe göre hareket edilir .
Bir hayvanın boğazlandığını fasık biri haber verirse o zaman yine ağır basan görüşe göre hareket edilir .
Bir gayr-i müslimin ihtida ettiğini ( İslam ' a girdiğini ) bir müslüman haber verse o kişinin cenaze namazı kılınabilir .
Alım satım gibi işlerde gayr-i müslimlerin sözleri de kabul edilir . Bir gayr-i müslim bir eti bir mecusiden aldığını söylerse o etin yenilmemesi daha uygun olur .
Muamelat işlerinde gayr-i müslimlerin sözlerinin kabul edilmesi sosyal bir zarurettir .
27 Ağustos 2012 Pazartesi
İSLAM ' IN İLK MESCİTLERİ
İSLAM ‘ IN İLK MESCİTLERİ
İslam ‘ da ibadet için her yer tanrıyı anmak açısından birdir . Hz. Peygamber , bütün dünyayı mescit olarak tanıdığını söylüyordu . İslam ‘ ın ilk mescidi Mekke – Medine yolu üzerindeki Kuba köyünde yapılmıştır . Hz. Peygamber ‘ in Medine ‘ de kendisi için yaptırdığı ev ilk cami sayılır . Müslümanlar o dönemde ibadetlerini toplu bir şekilde evlerde yaparlardı .
İlk önceleri kıble Kudüs ‘ tü . Sonra Kâbe kıble olunca Hz. Peygamber ‘ in evindeki kıble olan kuzey yönü , güneye döndü . Hz. Peygamber ‘ in evi taş üzerine tuğladan örülmüştü . Kıble güney olunca Hz. Peygamber , buraya hurma ağacından bir çardak yaptırdı .
Hz. Peygamber ölünce bu eve defnedildi . Bu yapı , sonradan halka açıldı . Ve tamir ve genişletme çalışmalarıyla ilk görünüşünü kaybetti . Ebubekir ve Ömer devirlerinde ordugâh camileri fethedilen yerlerde yapıldı . Basra , Kûfe ve Fustat ‘ ta böyle camiler yapılmıştır .
Basra ve Kûfe ‘ de yapılan ordugâh camilerinde minare yoktu . Ezan bir çardak üzerine çıkılarak okunurdu . Ömer devrinde Amr İbnül As tarafından yaptırılan Amr cami , Muaviye zamanında 673 ‘ te tekrar yapıldı ve dört minare eklendi bu camiye .
Tarihçi İbn-ül Zeyyad , 656 yılında Amr camiinde minare olduğunu yazar .
Muaviye zamanında Basra ve Kûfe camileri tekrardan yapılmıştır .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nevruz kelimesinin anlamı
Nevruz: Bir isimdir. Farsça’dan gelmedir. Eski bir inanı ş a g ö re, y ı l ı n ve bahar ı n ilk g ü n ü kabul edilen ve do ğ an ı n yenid...
-
Lala ; bir addır . Farsça kökenlidir . 1) Eski kullanımıyla : Çocukların e ğ itimi ve ö ğ retimiyle g ö revli erkek bak ı c ı . 2) Tarihi ...
-
Devrim ile ihtilal arasındaki farklar nelerdir ? : Devrim , devrilmek fiilinden türemiştir . Bir toplumun devrim geçirmiş olması o toplumda...
-
Halit Ergönül ; bir Türk boksörüdür . 15 yaşındayken 54 kiloda İstanbul şampiyonu oldu . 1947 ‘ de Amerika ‘ ya gitti . 1950 ‘ de profesyö...
