Câmid : İki anlamı vardır . 1. Donmuş . Tevfik Fikret ‘ in örnek bir cümlesi de vardır bu anlamla ilgili olarak . / 2. Hareketsiz . Örnek : Bu câmid dağlar yürüyebilir mi ?
26 Ağustos 2012 Pazar
17 Ağustos 2012 Cuma
Camia kelimesinin anlamı
Camia : Arapça kökenli bir sözcüktür . Topluluk , zümre anlamına gelir . Ziya Gökalp ‘ in bu kelime ile ilgili bir cümlesi vardır . Örnek : Her medeniyetin kendine has bir camiası yani bir zümresi vardır .
11 Ağustos 2012 Cumartesi
HATAY MESELESİ VE ATATÜRK
Konu : Atatürk , Hatay davasının halledildiğini göremeden ölmüştür . Hatay davasında Suriye ‘ deki mandasını bırakmak isteyen Fransa ‘ nın etkisi çok olmuştur . Atatürk , bir Fransız gazetesinde kendisinin felçli olduğu yolundaki habere kızarak hasta halinde son kez olarak trenle güneye gitmiş ve bu konuda haklılığımızı savunmaktan geri durmayacağımızı söylemek istemiştir .
HATAY MESELESİ VE ATATÜRK
Hatay davası … Atatürk bin yıllık Türk yurdu olarak gördüğü Hatay ‘ ı Türkiye Cumhuriyeti ‘ ne katmak için çok çalışmıştır .
Fransızlarla yaptığımız Ankara Antlaşması ‘ na göre Hatay , Suriye ‘ de yani Fransa ‘ da kalıyordu . Atatürk , uygun fırsatı kollamak taraftarıydı .
Atatürk , sirozdu . Karaciğerinden rahatsızlanan Atatürk , 23 saat yatak istirahati almak zorundaydı . Fakat doktorlarını dinlemedi . Belki de en son yolculuğuna , güneye bir seyahat etti .
Fransa , mandasını bırakmak istiyordu . Suriye ‘ de kukla hükümet kuran Fransa , Hatay ‘ ı da Suriye ‘ ye bırakacaktı .
Fakat Atatürk , buna razı olamazdı . Bir Fransız gazetesindeki habere kızdı . Sözde kendisi felçliydi . Hasta olmasına rağmen güney yolculuğuna çıktı . Son kez gittiği bu yolculuktan sonra 10 Kasım 1938 ‘ de vefat etti . Hatay , bağımsız bir cumhuriyet olduktan sonra halkoylamasıyla Türkiye ‘ ye katılma kararı aldı . Atatürk , görebilseydi belki de mutlu olacaktı . Ama göremedi .
7 Ağustos 2012 Salı
CAMİLERE KISA BİR BAKIŞ
Mescit …. Namaz kılmak için toplanılan küçük ibadet yerleri . Mescitlerin tarihinde eskiden hükümdarların namaz kıldıkları ayrı bir mahfil vardı . Kadınlar mahfili de kadınların ibadet etmeleri içindi . Mescitlerde müezzine ayrılan bir mükebbire denilen yer vardı .
Tarihteki ilk mescit , Kuba köyünde yapılan Kuba mescididir . İbadet etmek için Hz. Ömer devrinde 638 ‘ de Fustat ‘ ta cami yapılmıştır .
Hz. Peygamber devrinde bütün dünya ona göre bir mescitti . İlk zamanlar kıble Kudüs olduğu için kuzeydeydi . Sonradan kıble Kabe – i Muazzama olunca yön değiştirdi .
Mescit ihtiyacı sonradan toplu ibadet etme durumu olunca ortaya çıktı .
Tekirdağ ' dan bir inci
20. yy. başlarında farklı kaynaklara göre 18 bin hektarı aşan bir alanda bağcılık yapılıyordu . Fakat filoksera zararlısı 1920 ‘ lerde Tekirdağ ‘ a ulaşınca bağcılıkta olumsuz bir seyir oldu . Çeşitli nüfus ve iskân politikalarının da etkisiyle bağcılık iyice geriledi . Rumların yerine alınan Türk göçmenlerin bağcılığı bilmemeleri yüzünden bu gerileme iyice su yüzüne çıktı . 1930 ‘ lara gelindiğinde ise bir toparlanma dönemi başladı .
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Aharlama ( kağıt cilalama ) sanatıyla ilgili
Aharlama , terbiye edilmemiş kağıt için en uygun yoldur . Aharlamak için pişmiş nişasta , yumurta akı , pirinç unu , şap lazımdır . Özel karışım , kitap sayfaları gibi kağıtlar için kağıda sürülür . Kağıtlar şaplı suda da bekletilir . Mühre denilen bir araçla kağıtlar mührelenir , cilalanır . Mühreleme gecikirse kağıt çatlar . Tâlik yazı hattatları , hazırladıkları kağıtları imzalarlar .
Bu işin ustalarından Ahmet Karahisarî , yumurta akının içine misk attırır , yazılarının güzel kokmasını sağlardı . Ayrıca yumurta akının içine boya da atılabilir , yazılar renklenmiş olur . Bu renklerden gül kırmızısı gibi olanlar makbuldür .
Aharlanmış kağıtta mürekkep kıvamlı akar . Aharlama usulü , yazı ( hat ) sanatı açısından bir kolaylık olmuştur . Kağıt üstü bir silgiyle silinebilir . Yazı çalışanlar mühre ile mühreleyip kağıtları cilalarlar ve sonra yine kullanırlardı . Kağıdın pahalı olduğu bir devirde yazı sanatı için bir avantaj olmuştur aharlama usulü .
Ahbap kelimesi ile ilgili
Ahbaplık : Tanışıklık . Örnek : Gün geçtikçe ahbaplıkları artıyordu . ( Sabahattin Ali )
Ahbapça : Samimi olarak . Örnek : Ağızlarının kenarında ahbapça sırıtmalarla Hacı Ethem Bey ‘ e bakıyorlar . ( Sabahattin Ali )
Ahbap çavuşlar : Çok sıkı fıkı , yakın arkadaşlar .
Ahbaplık etmek : Yakın ilişki kurmak . Örnek : Kadınlarla ahbaplık ederse …. ( H. E. Adıvar )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nevruz kelimesinin anlamı
Nevruz: Bir isimdir. Farsça’dan gelmedir. Eski bir inanı ş a g ö re, y ı l ı n ve bahar ı n ilk g ü n ü kabul edilen ve do ğ an ı n yenid...
-
Lala ; bir addır . Farsça kökenlidir . 1) Eski kullanımıyla : Çocukların e ğ itimi ve ö ğ retimiyle g ö revli erkek bak ı c ı . 2) Tarihi ...
-
Devrim ile ihtilal arasındaki farklar nelerdir ? : Devrim , devrilmek fiilinden türemiştir . Bir toplumun devrim geçirmiş olması o toplumda...
-
Halit Ergönül ; bir Türk boksörüdür . 15 yaşındayken 54 kiloda İstanbul şampiyonu oldu . 1947 ‘ de Amerika ‘ ya gitti . 1950 ‘ de profesyö...