13 Ocak 2019 Pazar

Benzeşme kanunu ve benzeşme testi

Benzeşme kanunu ne demektir?
Gestalt ekolü bilir bunu. Onlar söylerler. Aynı algı birimleri aynı olmayanlardan farklıdır. Benzer olanlar benzer olmayanlardan ayrılır. Maksat algıda düzeni vermektir. Benzer olanlar, benzer olmayanlardan eşit olarak uzaklaşır. Benzer olanlar belirgin şekilde benzer olmayanlardan ayrılır. İster renkte ister şekilde isterse yönelmede olsun benzeşme, yakın algılardan bazen daha üstündür. Yakın algılar, algının objektif bir parçasıdır. Benzeşme kanunu bir eğilimdir. Benzerlerin benzer olmayanlardan ayrılma eğilimidir…
Benzeşme testi ne demektir?

Weschler – Bellevue ve WİSC ölçümüne göre anlaşılır bu test. Bu test sözlü bir testtir. Ve ancak kişinin anlama gücünü daha yakın olarak anlamayı sağlar. Mesela “Bir erikle bir şeftali ne yönden benzeşir?” sorusu anlatılabilir. Çocuk, “Her ikisi de meyvedir.” diyebilmelidir bu teste göre…

14 Haziran 2018 Perşembe

Bela Veja neresidir ? - Bela Veja şehrinin özellikleri

Bela Veja : Don ırmağı kıyısındaki eski Hazar Türk şehri ve istihkamıdır. Şarkel ‘ in eski Rus kroniklerinde geçen bu ad, Beyaz ev ya da Beyaz çadır ya da Beyaz mesken anlamına gelir.

Ahmet bin Yahya Belâzuri kimdir ? - Ahmet bin Yahya Belâzuri ' nin kısa yaşam öyküsü

Ahmet bin Yahya Belâzuri : Arap tarihçisidir. Şam ve Hıns ‘ ta tahsil gördü. Halife Mütevekkil ve Halife Mustain ‘ in dostluklarını elde etti. Mutez ‘ in oğluna muallimlik yaptı. Bir dedikoduya göre daha zeki olabilmek için belâzur otunun özsuyunu içmiş ve delirip ölmüştür. İslam tarihinin ilk dönemleri için güvenilebilir iki eseri vardır : “ Fütuh-ül-Büldan ( Beldelerin Fethi ) “ , “ Eşrafların Nesepleri “ . 

8 Haziran 2018 Cuma

Kumlu toprakların önem derecesi ( Kumlu topraklar, ne derece önemlidir ? )


KUMLU TOPRAKLARIN ÖNEM DERECESİ ( Kumlu topraklar, ne derece önemlidir ? )

Kumlu topraklar, kireçli topraklara nazaran daha dağılan bir yapıya sahiptirler. Kumlu topraklar, suyu emmede başarılıdırlar.
Kum, deniz plajlarında gözlemlenebilir şekilde ortadadır. Kum, ayrıca çöllerde de gözlemlenebilir. Çöl bitkileri, kumlu topraklarda yaşarlar.
Çöl şartları, bitkilerin normal olarak yaşaması için elverişli değildir. Çünkü yağmur ve su, az bulunmaktadır.
Ayrıca çöller, bitkilerin sık bulunduğu alanlar değildir. Her toprakta olduğu gibi kumlu topraklarda da yetişebilen bitkiler vardır. Ancak kumlu topraklarda bitkilerin bulunuş ve ekilme şekli sık bir dağılış göstermez.
Kaktüs, kumlu topraklarda yetişen önemli bir bitki örneğidir. Bu bitki, aşırı buharlaşmadan ötürü içindeki suyun gitmesini önlemek üzere sık dikenlerle dış kısmı örtülmüş bir bitkidir. Ayrıca kaktüs, toprağın derinliklerinde kök salabilmiş olan ve bunu da suyu iyi olarak bulabilmek ve emmek için yapabilmiş bir bitkidir. Çünkü kumlu topraklarda su, kolay bulunmamaktadır.
Kum, denizlerin plajlarında heykelcik yapmak için de idealdir. Yani kumdan heykelciği kastediyorum. Islak kuma elle şekil vermek kolaydır. Yapılacak şekiller zevke göre değişebilir.
Kumlu topraklarda sık sık çakıl gibi taşçıklar bulunur. Bunun anlamı yalın ayak kumun üzerinde yürüdüğünüz zaman hissettiğiniz taşlardır.
Kum, romatizma gibi hastalıklar için de iyi gelen bir ilaç gibidir. Kumda gömülen bir romatizma hastası için kum, faydalıdır.
Ayrıca kuma ayaklarımızı gömmek de sağlık açısından faydalı olabilir.
Kumlu topraklar, küçük çocuklar için de iyi bir eğlence aracıdır. Çünkü çocuk, kumla el, göz koordinasyonunu geliştirir.
Çocuklar için kumun dışında oyun hamurları da iyi bir eğlence aracıdırlar. Çünkü oyun hamurları da aynı işlevi görebilecek yapıdadırlar.
Genellikle tarım alanlarında kum, pek kullanılmaz. Çünkü ekilen şeyler genelde farklı toprak tiplerine göre yetişirler.
Kumlu alanda yetişen bitkiler pek de tarımsal amaçla kullanılmazlar. Örneğin kaktüs… Yemek için ideal olmayan bir bitkidir.
Kumlu topraklar, dediğim gibi plajlarda bol bulunur. Ancak her plajın kumunun aynı kalitede olmadığını da eklemek istiyorum. Çünkü sizin seçiminiz farklı olabilir.
Kumlu toprak ayrıca boks antrenmanı için de kullanılabilir. Çünkü kum torbası diye tabir edilen bir araç yumruk vurmak ve stres atmak için birebirdir.
Kumlu topraklar saydığım bu faydalarının yanı sıra yeryüzünde bol bulunabilen toprak tipidir. Çünkü bu gün yeryüzünde birçok bölgede ve kıtada çöller ve kumlu topraklar mevcuttur. Çöllerin dışında denizlerin kıyılarında da bulunan bu toprak tipi özellikle turizm açısından önemlidir.

6 Haziran 2018 Çarşamba

Adnan Menderes nasıl bir süreçle asılmıştır ? - Adnan Menderes ' in asılması sürecinin seyri


ADNAN MENDERES ‘ İN ASILMASI SÜRECİNİN SEYRİ ( Adnan Menderes nasıl bir süreçle asılmıştır? )

Adnan Menderes, Demokrat Parti ‘ nin 1950 ‘ li yıllardaki başkanıdır. Ve de aynı zamanda CHP ‘ den sonraki seçilen Demokrat Parti ‘ nin başı olarak başbakandır.
Aslında Adnan Menderes ‘ in asılması hem geleneksel çevrelerde hem de sosyalist düşüncede eleştiri konusu olarak var olmuş bir konudur. Yani hem haklı bulan hem de yadsıyan düşünceler mevcuttur. Ancak demokratik bir seçimle gelen bir anlayışın demokratik bir seçimle gitmesi tabii ki esas olmalıdır.
Adnan Menderes, muhafazakar ve Atatürk ‘ e karşıt söylemlerle oy almış bir kişidir. Kendisi döneminde Atatürk ilke ve inkılaplarının tartışma konusu yapılmış olması o dönemdeki gelişimi yavaşlatıcı olarak yorumlanmıştır. Bu konuda iktidarın gitmesine halkın karar vermesi esas olmalıydı. Yani bir askeri darbe ile ve bir asılma süreciyle bu durum bitmemeliydi.
Onun döneminde daha demokrasi Türkiye ‘ de kültür olarak halkta tam olarak yerleşmemişti. Halkın Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı olumlu ve olumsuz bakan kesimleri mevcuttu.
Ancak bu konuda bir oy siyasetinin güdülmüş olmasının halkta demokrasi kültürünün yerleşmesi sürecine olumsuz etki yaptığı açıktır. Demokratik seçimlerle iş başına gelen bir iktidarın demokrasiye ket vuracak şekilde oy siyaseti yapması sakıncalı bir durum yaratmıştır.
Onun döneminde icraattan çok tartışma ya da çatışma kültürünün yaşanması da ayrıca bir sakıncadır. Önemli olan, Türkiye Cumhuriyeti ‘ nin icraatlarla kalkındırılması olmalıdır. Adnan Menderes döneminde icraat azdır ya da hiç yok gibidir. Devamlı olarak Atatürk ilke ve inkılapları tartışma konusu yapılmıştır.
Onun döneminde askerlerin ya da darbecilerin sabrının taşmış olduğunu gözlemliyoruz. Asılmaya kadar giden bir süreçte Adnan Menderes ‘ in yalnız bırakıldığını da söylemek mümkün.
O şartlar altında Adnan Menderes asılmadan da Atatürk ilke ve inkılaplarının devamlılığı sağlanabilirdi. Yani her dönemde tartışmalar olabilir. Ama bu, bir insanın asılmasına kadar gitmemeliydi. Adnan Menderes ‘ in ne yaptığı halka anlatılabilir ve yeni bir seçimle halkın kararına göre iktidardan uzaklaştırılabilirdi.
Adnan Menderes ‘ in asılması memlekete yol, su, elektrik olarak geri dönmemiştir. Yani bir katkısı olmamıştır. Sadece onu sevmeyenler için geçici bir rahatlatma yaşatmıştır, o kadar !...
Adnan Menderes ‘ in yanı sıra askeri darbeyle iktidardan uzaklaştırılan ve asılan birkaç isim daha vardır. Örneğin Kızılcıklı Mahmut Pehlivan bunlardan biridir.
Kısaca söylemek gerekirse Adnan Menderes, hataları olmuş olan bir seçilmiş liderdi. Ancak seçimle gelenin seçimle gitmesi gerekirdi. Asılması süreciyle değil elbette !...

1 Ekim 2017 Pazar

İŞLETMELERDE BİLGİ AKIŞI GENİŞLİYOR

İŞLETMELERDE BİLGİ AKIŞI GENİŞLİYOR

İşletmelerde günlük bilgi akışı uzmanlara göre genişleme eğiliminde …


Yönetim bilgi sistemi bilgi alanına göre her gün gerek kamuda gerekse özel işletmelerde bilgi teknolojilerinin yoğun kullanımına bağlı olarak bilgi akışı artma eğiliminde. Şu anda tüm kamu ve özel alandaki işletmelerde gerek tavandan gerekse tabandan bilgi akışı yoğun biçimde artmakta.



Her gün yenileşen bilgi teknolojileriyle gitgide artan bilgi alışverişi işletmelerde çok yoğun bir ağ trafiğinin yaşanmasına neden oluyor. Günümüzde bilgi teknolojilerinin ürünlerinin çok sık değişmesiyle birlikte artık gerek cep telefonu gibi mobil iletişim sistemleri gerekse internet gibi bilgi alışverişinin sık yapıldığı ortamlar bilgilerin astlardan üstlere veya üstlerden astlara veya müşterilerden işletme çalışanlarına çok sık gitmesine neden oluyor.



Bilgi alışverişinin sık yapıldığı teknolojiler çok büyük bir hızla güncellenmekte . Özellikle cep telefonlarının çok hızlı değişimi teknolojinin getirdiği olanakların da artmasına neden oluyor. Mobil iletişim sistemleri de bu bakımdan çok büyük ilgiye mazhar olmakta.



İnternet teknolojisi de çok hızlı değişiyor. Microsoft ‘ un ürettiği teknolojileri sürekli yenilemesi de bilgi akışının sık sık yenilenmesine neden oluyor. Haliyle gerek kamuda gerekse özelde işletmelerin maliyetleri de sık sık artmak zorunda kalıyor.


Gerek bankaların internet teknolojileri gerekse mobil yardım ve iletişim hatları bu bilgi akışının arttığının en önemli kanıtları arasında. Her gün yenileşen teknolojiler sayesinde artık internet üzerinden gayet rahatça bankacılık işlemleri yapabiliyor ve de faturalarımızı ve borçlarımızı ödeyebiliyoruz.


Mobil iletişim sistemleri son dönemde sık sık değişiyor. Bu da sık sık cep telefonlarının modasının değişmesine ve yüklü cep faturalarıyla karşılaşmamıza neden olabiliyor. Mobil iletişim sistemlerinin değişim hızı 20.yy.daki teknoloji değişim hızını aşmış durumda. 20.yy.daki teknoloji, savaşlarla değişmek zorunda kalıyordu. Şimdi ise küreselleşen dünyanın ekonomik rantından ötürü çok daha hızlı değişiyor.

2 Ocak 2017 Pazartesi

Dersler nasıl öğrenilir ? En kolay ezberleme nasıl olur ? Dersler en rahat nasıl öğrenilir ?

Merhaba arkadaşlar … Şimdi size derslerinizde kullanabileceğiniz bir yöntem önereceğim .
•         Kaynaktaki ; yazarın “ Gerçekten çok çok çok aşırı isabetli , çok çok çok aşırı gerekli  ve  çok çok çok aşırı güzel  ve bana acayip gelmeyen soruları  tam zamanında ve bıktırmadan ve beni sinirlendirmeden  iyi ki  sordun ve soruyorsun  ,  iyi ki bu soruları tekrar ve tekrar tekrar sormuyorsun  ,  sorularınla beni gıcık etmiyorsun ve de sorularınla benim hayranlığımı ve seni yüceltmemi  kazanıyorsun  ! “ diyeceği , merak edilmesinden çok çok çok aşırı bir şekilde hoşlanacağı , kendisine “ Neden merak ediyorsun ? Bu bilgileri ne yapacaksın ? “ diye sorulduğunda “ Bu bilgiler beni şu yönden ilgilendiriyor . Bu bilgilerle şu işleri yapacağım . “ diyerek gerçekten çok çok çok aşırı mantıklı gerekçeler öne sürebildiği , kendisinin , mimik , jest ve benzeri araçlarla her bir parçasına gerçekten çok çok çok aşırı mantıklı ve sağlıklı olan tepkiler verebildiği ,  “ Bilseydim böyle olduğunu öyle davranmazdım . “ demesine engel olacak nitelikteki , kesin , açık , net , kişiden kişiye değişmeyen , nesnel  tanım önermeleri  formundaki  ,  “ Şizofrenlerin beyninde oluşan agmatin maddesini beynimde  etkisiz bırakmak istiyorum . Ne yapmam lazım ? “ diyerek zihnen soracağı   ,    “  Bütün öğrenmekte olduklarımı  zihnimden ve içimden okuyarak   , hatırlamam gereken şeyleri  mutlaka  hatırlamam gereken anda mutlaka hatırlayabilerek , Melik ‘ i , arkadaşlarını ve onun gibi olan cümlesini  , Cihangir ‘ i ve ona benzer her şeyi , bana aptal ve salak diyenleri  , dediklerini , alınmayı ve benzeri davranışları , kendime aptal , salak ,…vb. lafları demeyi ,  ömrüm boyunca aklıma gelebilecek bütün olumsuz otomatik düşünceleri  kendime söylemeyi  , dinden çıkma kaygılarını , kendimi motive ettiğim şeylerin olması konusunda olmayacakmış gibi geliyor şeklindeki kaygıları ve de “ Ne zaman olacak ? Niye olmadı ? Olmadı kaldı !... “ gibi sözleri söylemeyi , kendime söyleme ihtimalim olan bütün negatif sözleri ve kendimi küçük görmeme sebep olan bütün sözleri söylemeyi  , kendimi suçlayıcı şekilde düşünmeyi , “ Niye her şeyi ezberleyemiyorum ? “ ve de “ Niye ezberleyemiyorum ? “ diye düşünmeyi , saçlarımı beyazlatan şeyleri düşünmeyi , kendime ve insanlara zarar veriyorum inancını , ömrüm boyunca kafama takabileceğim ve takıntı yapabileceğim bütün şeyleri  , uyku ve yemek yemek konularındaki mümkün olan maksimum keyfi ve tatmini  , geceleyin yemek yemeyi  , 2 günde  bir yıkanmama alışkanlığını ,neşemi ve moralimi zerre kadar bile olsa bozmayı ,  87 kilonun üzerine çıkmayı ve 87 kilonun altına inmeyi  , dişlerimi fırçalamama alışkanlığımı , normal iştah dışında yemeyi  , stres yapmayı , kendime eziyet etmeyi  , iş sırasında uyumayı , işe geç kalmayı , her sabah 6 ‘ dan önce kalkmamayı tamamen unutarak , bırakarak ve de hatta hiç hatırlamayarak  ve rüyalarımda bile görmeden ,  asla iç gürültü yaratmadan , mümkün olan her zaman “ Tanrımın bana her zaman mümkün olan maksimum ölçüde merhamet etmesi  ve yol göstermesi için ne yapmam lazım ? “ diye zihnen otomatik olarak sorarak , mümkün olan her zaman “ Ömrüm boyunca kendime ve hiçbir insana zerre kadar bile olsa zarar vermeyeceğim . Bu hedef için ne yapmam lazım ? “ diye zihnen otomatik olarak sorarak ,  her gerektiği zaman  “ Rahatlamak için ne yapmam lazım ? “ diye zihnen otomatik olarak sorarak ,  mümkün olan her zaman “ Nerede veya nerelerde yanlış veya hata yapıyorsam bunları düzeltmek istiyorum . Bu hedef için ne yapmam lazım ? “ diye zihnen otomatik olarak sorarak , mümkün olan her zaman “ Tanrımın beni olumsuz otomatik düşüncelerden ömrüm boyunca korumasını ve beni bunlardan kurtarmasını istiyorum . Bu hedefler için ne yapmam lazım ? “ diye zihnen otomatik olarak sorarak ,  “ Ben ömrüm boyunca öğrendiklerim  içerisinden ihtiyacım olan şeyleri hatırlamak istiyorum . Bu hedef için ne yapmam lazım ? “ diye kendime  zihnen otomatik olarak soracağım , karşımdaki dinleyicinin sanki o olayı birinci elden yaşamış olduğumu sanmasını sağlayacak şekilde  ,  meşru anlamda olarak öğrenme materyallerini incelerken sanki jdownloader ‘ dan  dosya indiriyormuşum da oyalanmak için inceliyormuşum gibi ve dalıp gidercesine öğrenmeyle meşgul olarak  ve de öğrenmek için her rahatsız edilmeyeceğim zamanı kollayarak  ve bu zamanı değerlendirerek , meşru anlamda olarak mümkün olan maksimum ölçüde arkadaş ve dost edinmeye çalışarak  ve edinerek  , meşru anlamda olarak hiç kimseye “ Ben iyi miyim ? “ tarzı soruları sormadan ve yabani gibi durmadan , sorumlu olduğum şeyleri gerektiği gibi yaparak  , meşru anlamda olarak hiç kimseyle dalaşmadan , meşru anlamda olarak kendimi hiç kimseye ezdirmeden , meşru anlamda olarak insanların bütün sorunlarını çözmek zorunda olmadığıma inanarak  , meşru anlamda olarak problemlerimi çözmeye kendimi motive ederken mümkün olan maksimum ölçüde sabırlı olarak , meşru anlamda olarak işimde hiç uyumadan , meşru anlamda olarak saçlarımı beyazlatan şeyleri hiç düşünmeden  , meşru anlamda olarak  her zaman sakinleşerek , meşru anlamda olarak niye sohbet edemiyorum ve sohbet edemiyorum diye hiç  düşünmeden , üzülmeden ve gerilmeden , meşru anlamda olarak azmettikten yani kendimi bir şeye motive ettikten sonra tanrıya kesinlikle güvenerek , meşru anlamda olarak hiç sinirlenmeden ve kimseyi gıcık etmeden ,  meşru anlamda olarak babama “ Buba ya !... “ diyebileceğim şeyleri hiç düşünmeden , gerilmeden ve üzülmeden , meşru anlamda olarak mümkün olan maksimum ölçüde sokağa çıkarak ve de mümkün olan maksimum ölçüde işimi dört dörtlük yaparak , meşru anlamda olarak uyku ve yemek yemek haricinde  hayattan aldığım zevki , tatmini ve keyfi mümkün olan maksimum seviyeye çıkararak , meşru anlamda olarak “ Niye arkadaşım yok ? “ diye hiç  düşünmeden , gerilmeden ve üzülmeden , her sabah 6 ‘ da mutlaka kalkarak ve bir daha gece oluncaya kadar yatmayarak  ve uyumayarak  , dışarıdan mümkün olan en az anlamda yemek yiyerek ,  meşru anlamda olarak niye yalnızım ve yalnızım diye hiç düşünmeden , gerilmeden ve üzülmeden ,  meşru anlamda olarak “ Niye her şeyi ezberleyemiyorum ? “ ve de “ Niye ezberleyemiyorum ? “ diye düşünmeden  , meşru anlamda olarak algılama stratejimi değiştiriyorum diye hiç düşünmeden  , gerilmeden ve üzülmeden , meşru anlamda olarak okumanın , dinlemenin , incelemenin yazarla birebir diyalog kurmak gibi olduğuna inanarak ,  meşru anlamda  hiç üzülmeden  , gerilmeden ve özgüvenimi kaybetmeden  , meşru anlamda olarak bu dünyadaki işlerin cennetteki kadar kolay olmadığına ve de tanrının bana dayanabileceğimden fazlasını yüklemeyeceğine inanarak , meşru anlamda olarak bir konuya takılı kalmadan ve bir konudan diğerine daldan dala konar gibi rahatlıkla geçebilecek şekilde , meşru anlamda olarak “ Felsefeyle günahın bir ilgisi var mı ? “ gibi soruları hiç sormayarak , meşru anlamda stres yapmadan  ve mutluluğumu bozmadan  , sağlık ve huzur içinde , kafamı sineğin kanadına bile takmadan , takıntı dediğimiz rahatsızlığa yakalanmadan ve de meşru anlamda olarak yeterli  derecede  kaygı  , korku taşıyarak  ve de hiçbir olumsuz duygu ve düşünce  taşımadan , meşru anlamda olarak zerre kadar tembellik duygusu ve düşüncesi taşımadan  ,  kalbimi mümkün olan en yavaş halinde attırarak  , meşru anlamda olarak zerre kadar telaş ,  heyecan ve panik yapmadan , ayrıca meşru anlamda olarak topluma mümkün olan maksimum oranda katılarak , aklıma olumsuz otomatik düşünceleri hiç getirmeden ,  meşru anlamda kendimi  hiçbir şeyden bıktırmadan ve tepkimi en orta yollu olarak ortaya koyarak  ve de meşru anlamda olarak hiç kimseye ve hiçbir şeye zarar vermediğime inanarak , meşru anlamda kendime eziyet etmeden ve meşru anlamda neşemi ve moralimi  hiç bozmadan  , meşru anlamda evde hiç kimse isterse aylarca olmasın yine de kendimi hiç   garip  hissetmeden ve hiç sıkılmadan ,  öğreneceğim  ve de yalan ve  yanlış bilgiler öğrenmeyeceğim . Bu hedefler  için ne yapmam lazım ? “ sorusunu o materyaldeki şeyleri öğrenirken zihnen sorsun , varsın böyle olsun diyecek şekilde algılayacağı ve öğreneceği ,  Şaban ‘ ın filmde yaptığı gibi “ Ne diyor bu ?!... “ demeyecek şekilde davranacağı  nitelikteki  , her  bilginin kesin , açık , net , kişiden kişiye değişmeyen  nesnel tanım önermesi formundaki halinden oluşan  ve gerçekten çok çok çok aşırı bir hırsla öğreneceği  bilgilerden oluşan şeyleri
• Bilişsel çarpıtmalardan uzak olarak ifade edebilecek şekilde  ,   ayrıca öğrendiklerinin yer aldığı kaynağı söylerken ve hatırlarken bir kaynakçada bir kaynak nasıl gösteriliyorsa o kadar ayrıntılı olarak ve araştırmak isteyen biri o bilgilere göre aradığında ve bulduğunda “ Evet , hakikaten burada yer alıyormuş !... “ demesini sağlayacak şekilde söyleyecek  ve hatırlayacak  ,  her zaman  onu cahilliğin zararlarından ve içi boş inançlardan  mümkün olan maksimum ölçüden daha fazla  koruyarak , yazarın söylediklerini  öküzün trene baktığı gibi öğrenmeyerek ,  ‘ Ne çabuk unuttun ? İnsan hiç unutur mu ? ! … ‘ sözlerine hiçbir zaman muhatap olmayarak  , camide vaaz dinledikten sonra giderken ‘ Ne dinledin ? ‘ diye soran birine ‘ Valla unuttum !... ‘ diyen adamın yaptığı gibi yapmayarak  öğrendiklerini   koruyacak şekilde  ,  beş duyusunu da aktif halde tutarak ,  gürültüye odaklanmadan , o materyali algılamadan önce dikkatle seçerek ve de  ‘ Bu materyali şimdiki algılama stratejimle algılayarak deniyorum . Sonra görüşüyoruz . Aklımda kalan şeyleri anlatacağım ve kontrolünü yapacağım . Ne yapmam lazım ? ‘ diye zihnen sorarak ,   “ O materyal dışında her bir , hayalimde başka şeyler canlandırmama  eylemim başına 10 milyon dolar alacak olayım . Burada söz konusu mümkün olan en yüksek ücreti almak için ne yapmam lazım ? “ sorusunu zihnen otomatik olarak sorarak  , sanki o öğrendiklerinden   her dakika , her  saat , her  gün , her hafta ve her ay sınava girecekmiş  ve o öğrendikleriyle  hatasız bir şekilde konuşacakmış  ve de yazacakmış gibi  , hiçbir zanna kapılmadan , tam “ Unuttum !... “ diyeceği anda aklına unuttuğu dediği öğrendiklerinin yukarıda sayılanların dışındakiler  gelecek şekilde  , hayatta  en çok öğrenmek  istediği şey , o materyal olarak  öğreniyordu . “ Her bir ,  top patlasa duymama eylemi başına da 10 milyon dolar alıyor ve burada söz konusu olan mümkün olan en yüksek ücreti almak için ne yapmam lazım ? diye zihnen otomatik olarak soruyordu . “
• Bunu hiç istisnasız bire bir yaşamak istiyorum .
•        Ömrümce öğrendiklerim içinden sessiz kalınması gerekenler dışındaki her şeyi günlük çok sınırlı konuşma kelime sayısını aşmak için uygun ve doğru zaman , insan , mekan , psikolojik ve bütün şartlar bulunduğu takdirde sonuna kadar konuşmayı istiyorum.
•        Diyaloglarımı  kimseyi olumsuz bir şekilde rahatsız etmeyecek  ve de karşımdakinin  “ Şimdi meşgulüm  ! “ demeyeceği şekilde gerçekleştirmek istiyorum . Kendimi bana söz hakkı düştüğünde bir başkasının sözünü kesmeden  ilgiyle dinlettirebilmek istiyorum . Karşımdakine bilmediği, onun için yepyeni ve gerçekten zerre kadar bile olsa ilginç olan mümkün olan maksimum sayıdaki  bilgiyi mutlaka ama mutlaka  öğretmek istiyorum .
•        Uzun süreli hafızamdaki konuşulması meşru olan , genel kültürle ilgili olan ve de  olmayan ve de karşımdakine zerre kadar bile olsa ilginç gelen mümkün olan maksimum sayıdaki bilgileri yerinde ve zamanında ve uygun ve doğru bütün şartlar olmak kaydıyla ve de karşımdakine paylaşma hazzı verecek ve bıkkınlık vermeyecek şekilde meşru bir biçimde paylaşmak istiyorum .
•             Paylaşmak istediklerimi beni anlamayacak ya da benimle iletişim kuramayacak insanlarla paylaşmamak istiyorum.
•        Açıköğretim sınav sorularında % 100 ‘ ü aşan bir başarıyı yakalamak istiyorum .
•        Öğrendiğim her bilgiyi o bilginin uzmanıyla konuşmak istiyorum . Uzun süreli hafızamdaki konuşulması meşru olan ve de karşımdakinin “ Unutsana artık . Boşversene ! … “ demeyeceği ve “ İyi ki hatırladın ! “ ve hatta “ Tam vaktinde hatırladın ! “ diyeceği bilgileri insanlarla paylaşmak istiyorum .
•        Beynimdeki her bilgi dosyasıyla ve her bilgimle gerçekten çok çok çok aşırı ve mümkün olan en fazla seviyede para kazanmak ve para tasarrufu sağlamak istiyorum .
•        Beni bilgimle sınamak isteyenlere ya da isteyebileceklere kendimi ispat etmek istiyorum .
•        Benim bilgilerime gerçekten muhtaç durumda olanların bana mutlaka danışmasını ve o bilgileri o kişilere vermeyi istiyorum .
•        Bu aşamalarda insanlarla yarışta birinci olmak istiyorum .
•        Bütün bu eylemleri  kim ne derse desin hiç esneme bile olmadan uyguluyorum .

•        Bu yöntemi bütün algılama ( öğrenme ) eylemlerimde kullanmak istiyorum . Bunun için ne yapmam lazım ?
•        Mevcut algılama stratejimle bir önceki sözleri söyleyerek mevcut algılama materyalinin her bir ayrıntısını yakalamak   istiyorum  . Ne söylenirse söylensin söylenenleri öncelikle  birer iddia olarak kabul edeceğim. Benim bilgi tanımıma göre bilgiler  ve de  ( dünya düzdür diye bir cümle gördüm diyelim bunu dünya düzdür bir varsayımdır doğrusu dünya yuvarlaktır diye öğreneceğim ; dünya düzdür bir varsayımdır diye bir cümle görüyorsam dünya düzdür bir varsayımdır katılıyorum  bu söz konusu varsayımın doğrusu dünya yuvarlaktır ,  diye öğreneceğim . ) bu söylediğim formatta şeyleri öğreneceğim . Algılama , öğrenme , hatırlama , unutma , iletişim , iletme , soru sorma , gerçek uzmanına danışma , düşünme , espri yapma …vb. aklıma gelebilecek bütün konularda ve bu algılama stratejisindeki her bir ve en ince ayrıntıda benim için gerçekten tatmin edici , kaliteli , uygun sonuçlara ve benim anladığım anlamda para tasarrufuna kavuşacağım . Algıladığım her an algıladığım şeyin hatırlanmasıyla ilgili olarak beynim otomatik olarak “ Şu andaki mevcut problemi çözmek istiyorum. Bu hedef için ne yapmam lazım ? “ diye motive olacak , aptalus canavarus ,…vb. düşünceleri hatırlamayacağım , buna rağmen hatırladığım bir şey olursa da beni zerre kadar etkilemeyecek ve bunlarla  da ilgili olarak benim için gerçekten tatmin edici , kaliteli , uygun sonuçlara ve benim anladığım anlamda para tasarrufuna kavuşacağım .  Yalnız bu arada , hafızama kaydettiğim benim bilgi tanımıma göre bilgilerin ve söylediğim formattaki şeylerin  benim bilgi tanımıma göre neden bilgi ve/veya varsayım olduğunu çok rahatlıkla açıklayabileceğim . Öğrendiklerimi  de ömrüm boyunca mümkün olan en uzun süre söyleyerek  ve davranışa dönüştürerek hatırlayacağım . Bu hedefler için ne yapmam lazım ?
Öğrendiğim ,  benim bilgi tanımıma göre bilgileri ve neden bilgi olduğunu , söylediğim formattaki şeyleri ve bu şeylerin  benim bilgi tanımıma göre neden bilgi ve/veya varsayım olduğunu   “ Sen daha önceden bunu söylemiştin . “  dedirtmeden anlatmak istiyorum . Bu hedef için ne yapmam lazım ?
Buraya kadar anlatılanlar beynimizi programlamak içindi .
Soru çözmeyin demiyorum . Bu yöntemle rahatlıkla soru da çözebilirsiniz .
Ayrıntılar için :  

yuntum@mynet.com

Nevruz kelimesinin anlamı

Nevruz: Bir isimdir. Farsça’dan gelmedir. Eski bir inanı ş a g ö re, y ı l ı n ve bahar ı n ilk g ü n ü kabul edilen ve do ğ an ı n yenid...