Başkentlerin ayırıcı özellikleri nelerdir ? : Başkentler , ülkelerin tarihini simgeleyen bir yapıya sahiptirler . Mesela Londra , İngiltere ' nin başkentidir . Fransa ' nın başkenti Paris ' tir . Türkiye ' nin başkenti Ankara ' dır . Bu şehirler tarihin gizemlerini barındırırlar .
Başkentlerde ulaşım ön plana çok çıkar . Yatırımların bir kısmı yola yapılır .Örneğin Melih Gökçek , bol bol , Ankara ' da yol yapmıştır .
Ankara ' da turistik yerler vardır elbette . Orada lunaparklar yapılmıştır . Sincan ' da " Harikalar Diyarı " isimli bir gezi amaçlı yer çok fonksiyonlu bir yapıya sahiptir .
Devletin merkezi Ankara ' dadır . TBMM ' den bahsediyorum tabii ki . Bakanlar Kurulu toplantıları Ankara ' da yapılır . Çankaya ' da cumhurbaşkanı ve eşi oturur mesela .
Ankara , Kurtuluş Savaşı sırasında bir kasabaydı . Fakat sonradan yatırımlarla yolu olan bir yapıya kavuştu .
Ankara , demiryollarının bittiği yerdeydi . Bu bakımdan Atatürk ve arkadaşları burayı kendilerine mesken seçtiler .Ve bir hatıra olarak bize Ankara başkent olarak kalabilmiştir .
3 Şubat 2013 Pazar
1 Şubat 2013 Cuma
Bitap , bitap düşmek ve bitabâne ne demektir ?
Bitap : Takatsiz , yorgun , güçsüz , bitkin demektir .
Bitap düşmek : Bitkin duruma gelmek .
Bitabâne : Bitkin bir şekilde demektir .
Bitap düşmek : Bitkin duruma gelmek .
Bitabâne : Bitkin bir şekilde demektir .
Bithynia neresidir ?
Bithynia : Eski bir Yunan krallığıdır . Keyhüsrev ve halefleri tarafından fethedildi . Fakat Selefkiler zamanında bağımsızlığa kavuştu . Buraya gerçek anlamını kazandıranlar Yunanlı krallar olmuştur . Bir Yunan kralı M.ö. 57' de burayı Roma ' ya bırakmıştır . Daha sonradan burası bir Roma eyaleti haline geldi .
28 Ocak 2013 Pazartesi
Bisceglie , Bischheim , Bischofshofen nereleridir ? Nicolas Bischoff veya Bischop kimdir ?
Bisceglie : İtalya ' da bir liman şehridir . Adriyatik kıyısındadır . 1980 ' li yıllardaki nüfusu 45588 kişiydi .
Bischheim : Aşağı Ren ' de ( Strasbourg idare çevresinde ) komün ( yerleşim birimi )dür . Strasbourg ' un kuzey banliyösündedir ( tarafındadır ) . Bu şehrin sanayi merkezi olarak şekercilik ; mobilya , kapsül ( ticari bir mal ) , sandık fabrikaları ; camcılıkla ilgisi vardır . Gelişmiş bir şehirdir .
Nicolas Bischoff veya Bischop : Episcopius diye anılan Alman matbaacısıdır . Hieronymus Froben ve Heerwagen ile birlikte Yunan ve Latin klasiklerini yayımlamıştır . Başarılı bir matbaacıdır .
Bischofshofen : Avusturya ' da ( Salzburg ilinde ) bir şehirdir . 1980 ' li yıllardaki nüfusu 9400 kişiydi . Bu şehrin kerestecilik , camcılık ve bakır madenleriyle ilgisi vardır .
Bischheim : Aşağı Ren ' de ( Strasbourg idare çevresinde ) komün ( yerleşim birimi )dür . Strasbourg ' un kuzey banliyösündedir ( tarafındadır ) . Bu şehrin sanayi merkezi olarak şekercilik ; mobilya , kapsül ( ticari bir mal ) , sandık fabrikaları ; camcılıkla ilgisi vardır . Gelişmiş bir şehirdir .
Nicolas Bischoff veya Bischop : Episcopius diye anılan Alman matbaacısıdır . Hieronymus Froben ve Heerwagen ile birlikte Yunan ve Latin klasiklerini yayımlamıştır . Başarılı bir matbaacıdır .
Bischofshofen : Avusturya ' da ( Salzburg ilinde ) bir şehirdir . 1980 ' li yıllardaki nüfusu 9400 kişiydi . Bu şehrin kerestecilik , camcılık ve bakır madenleriyle ilgisi vardır .
25 Ocak 2013 Cuma
Zekatın varlık sebepleri
Zekatın varlık sebepleri : Zekat veren kişiler , sosyal dayanışma ruhunu yaşamış olurlar . Başkalarına karşı koruma ve acıma duygusu zekat ve sadaka verenler tarafından kazanılmış olur . Zekat , malın korunmasını da sağlar .
Zengin olan , toplumun sevimli bir organı ( uzvu ) olarak yerini alır . Vicdanen rahat ve huzur içinde olur . Bu bakımdan da sağlıklı olur . Zekat , fakirin hakkıdır . Sosyal dayanışma ruhu zekatla sağlanır . Toplumdaki zengin - fakir arasındaki uçurum da böylece azalır . Zengin olan , tanrıya şükür vazifesini yerine getirmiş olur .
Zengin olan kişi benliğini cimrilikten arındırmış olur . Başkalarının hakkına saygı göstermeyi öğrenir . Toplumun refah düzeyi de belli bir ölçüde yükseltilmiş olur zekatla .
Zengin olan , toplumun sevimli bir organı ( uzvu ) olarak yerini alır . Vicdanen rahat ve huzur içinde olur . Bu bakımdan da sağlıklı olur . Zekat , fakirin hakkıdır . Sosyal dayanışma ruhu zekatla sağlanır . Toplumdaki zengin - fakir arasındaki uçurum da böylece azalır . Zengin olan , tanrıya şükür vazifesini yerine getirmiş olur .
Zengin olan kişi benliğini cimrilikten arındırmış olur . Başkalarının hakkına saygı göstermeyi öğrenir . Toplumun refah düzeyi de belli bir ölçüde yükseltilmiş olur zekatla .
24 Ocak 2013 Perşembe
Eğitimde okul içi ilişkiler nasıl düzenlenmelidir ?
Eğitimde okul içi ilişkiler nasıl düzenlenmelidir ? : Okul , bürokratik dengenin oturduğu bir organizasyondur . Okulda öğretmen - öğrenci ilişkisi karşılıklı saygıya ve sevgiye dayalı olarak yürütülmelidir . Karşılıklı anlayış , aşırı serbestlik demek olmadığı gibi sıkı bir otoriterlik anlayışını da yansıtmamaktadır .
Veliler , çocuklarına daha fazla vakit ayırmalıdırlar . Öğrenci , ilgisiz ana babanın olduğu zamanlarda okula karşı soğuma hissedebilmektedir .
Veliler , aşırı hoşgörü göstermekten de sakınmalıdırlar . Başıboş çocuk , şımarık ve de düzeni bozucu davranabilir .
Okulda öğretmenin amiri olan müdür de resmi yetkisini zaman zaman aşmalıdır . Yani biraz daha samimi ve sıcak olmaya çalışmalıdır .
Okul , öğretmenin tarafsız davranması gereken bir kurumdur . Özellikle siyasi konularda tarafsız kalmaya özen göstermelidir öğretmen .
Şiddet de gerek okulda dayak , gerekse öğretmenlere karşı şiddet olarak ortaya çıkabilmektedir .Özellikle kitle iletişim araçlarının şiddeti özendiren yapımlarda gösterdiği model olma rolü , şiddete temel olmaktadır .
Okul , sadece bir bina değildir . Okul dışı geziler , ziyaretler de öğrenme ortamı için birer araçtırlar .
Müdürün aşırı serbest tutumu da doğru değildir . Okul içi disiplinin sağlanmasında müdürün formal yapısını kullanması elbette gereklidir .
Okul , dayağın olmadığı bir öğretmenlik anlayışıyla daha da ilerilere gidebilir .
Veliler , çocuklarına daha fazla vakit ayırmalıdırlar . Öğrenci , ilgisiz ana babanın olduğu zamanlarda okula karşı soğuma hissedebilmektedir .
Veliler , aşırı hoşgörü göstermekten de sakınmalıdırlar . Başıboş çocuk , şımarık ve de düzeni bozucu davranabilir .
Okulda öğretmenin amiri olan müdür de resmi yetkisini zaman zaman aşmalıdır . Yani biraz daha samimi ve sıcak olmaya çalışmalıdır .
Okul , öğretmenin tarafsız davranması gereken bir kurumdur . Özellikle siyasi konularda tarafsız kalmaya özen göstermelidir öğretmen .
Şiddet de gerek okulda dayak , gerekse öğretmenlere karşı şiddet olarak ortaya çıkabilmektedir .Özellikle kitle iletişim araçlarının şiddeti özendiren yapımlarda gösterdiği model olma rolü , şiddete temel olmaktadır .
Okul , sadece bir bina değildir . Okul dışı geziler , ziyaretler de öğrenme ortamı için birer araçtırlar .
Müdürün aşırı serbest tutumu da doğru değildir . Okul içi disiplinin sağlanmasında müdürün formal yapısını kullanması elbette gereklidir .
Okul , dayağın olmadığı bir öğretmenlik anlayışıyla daha da ilerilere gidebilir .
22 Ocak 2013 Salı
Sosyolojik bakış açısı eğitime ne yönlerden bakmaktadır ?
Sosyolojik bakış açısı eğitime ne yönlerden bakmaktadır ? : Eğitim , davranış değiştirme sürecidir . Eğitimle toplumsallaşma sağlanabilir . Eğitimde sosyolojik bakış açısı eğitimin kültürle ilişkisi üzerine kuruludur .
Sosyoloji , toplum bilimidir . Toplumdaki olayları gözlemleyerek genellemeler yapmaya çalışır . Eğitim de kültürün ve toplumun bir parçası olduğu için sosyolojinin ilgi alanına girer .
Eğitim , toplumun genel anlayışını bireye benimseten bir süreçtir . Eğitimle birey , toplumda kendisine prestij de sağlar .
Sosyoloji , eğitime birçok yönden destek de olur . Eğitim sosyolojisi denilen alan işte bu desteğin simgesidir .
Eğitim , bireye bir meslek de sağlamalıdır . Toplumda bir statü ve saygınlık kazandırmalıdır .
Kültür , insanın yarattığı bütün değerleri kapsar . Eğitim de bir değerdir ve kültürün bir parçasıdır .
Eğitilmiş bir toplum , değişen bir toplumdur . Değişime açık ve de değişmeyi ilke haline getirmiş bireyler yaratır eğitim süreci .
Sosyoloji , bilim olarak gözlem , sınıflandırma ve yorum metodunu kullanır . Sosyolojide tek tek bireyler değil genele yansıyan oluşumlar incelenir .
Eğitimle aydınlanmış bir toplum , kültürünü geliştiren bir toplumdur . Kültür , sabit kalmaz . Zamanla kültür de değişime uğrar . Eğitim , işte bu değişimi topluma aşılayan bir olgudur .
Sosyoloji , toplum bilimidir . Toplumdaki olayları gözlemleyerek genellemeler yapmaya çalışır . Eğitim de kültürün ve toplumun bir parçası olduğu için sosyolojinin ilgi alanına girer .
Eğitim , toplumun genel anlayışını bireye benimseten bir süreçtir . Eğitimle birey , toplumda kendisine prestij de sağlar .
Sosyoloji , eğitime birçok yönden destek de olur . Eğitim sosyolojisi denilen alan işte bu desteğin simgesidir .
Eğitim , bireye bir meslek de sağlamalıdır . Toplumda bir statü ve saygınlık kazandırmalıdır .
Kültür , insanın yarattığı bütün değerleri kapsar . Eğitim de bir değerdir ve kültürün bir parçasıdır .
Eğitilmiş bir toplum , değişen bir toplumdur . Değişime açık ve de değişmeyi ilke haline getirmiş bireyler yaratır eğitim süreci .
Sosyoloji , bilim olarak gözlem , sınıflandırma ve yorum metodunu kullanır . Sosyolojide tek tek bireyler değil genele yansıyan oluşumlar incelenir .
Eğitimle aydınlanmış bir toplum , kültürünü geliştiren bir toplumdur . Kültür , sabit kalmaz . Zamanla kültür de değişime uğrar . Eğitim , işte bu değişimi topluma aşılayan bir olgudur .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nevruz kelimesinin anlamı
Nevruz: Bir isimdir. Farsça’dan gelmedir. Eski bir inanı ş a g ö re, y ı l ı n ve bahar ı n ilk g ü n ü kabul edilen ve do ğ an ı n yenid...
-
Lala ; bir addır . Farsça kökenlidir . 1) Eski kullanımıyla : Çocukların e ğ itimi ve ö ğ retimiyle g ö revli erkek bak ı c ı . 2) Tarihi ...
-
Devrim ile ihtilal arasındaki farklar nelerdir ? : Devrim , devrilmek fiilinden türemiştir . Bir toplumun devrim geçirmiş olması o toplumda...
-
Halit Ergönül ; bir Türk boksörüdür . 15 yaşındayken 54 kiloda İstanbul şampiyonu oldu . 1947 ‘ de Amerika ‘ ya gitti . 1950 ‘ de profesyö...